|
SEBEN CENNETİ'nİn KÖYLERİ
ALPAĞUT KÖYÜ
İlçeye 3 km uzaklıkta bulunan köyün iki mahallesi
bulunmaktadır. Dikmeler ve merkez mahallede bulunan 85 hanede toplam 360 kişi
ikamet etmektedir. Köyün kuruluşu bilinmemektedir. Tarım alanına zarar vermemek için
köy bu sahanın dışında taşlık ve meyilli bir alana kurulmuştur. Kurtuluş
savaşı sırasında köy çeteler yüzünden yakılmıştır. 1944
depreminde 15 ev yıkılmış, 6 kişi ölmüştür. Köyde patates,
sarımsak ve sebze çok yetişir. Toprak-su kooperatifinin
kurulmasıyla sulama tesisleri yapılmış olup köyün tüm tarım
alanları sulanır hale gelmiştir. Bu nedenle köyün başlıca geçim kaynağı tarım
ve hayvancılıktır.
BAKIRLI KÖYÜ
İlçeye 7 km uzaklıkta Erenler
Tepesi'nin eteğinde engebeli, meşelik bir arazide kurulmuştur. Köyde şu anda 49
hanede 260 kişi yaşamaktadır. Bu köyün halkı Kayalar mevkii denilen yerden ve
Kadimler Köyünden gelmişlerdir. Köy halkının bu yöreye otlakiye bulmak ve
serin olduğu için geldiği sanılmaktadır. Köy halkı geçimini tarım
vehayvancılıktan sağlamaktadır. Orman işçiliği de önemli bir geçim kaynağı
olup, köyde 42 üyeli orman kalkındırma kooperatifi faaliyet göstermektedir.
BOZYER KÖYÜ
İlçenin kuzeyinde ve3 km
uzaklıktadır. Köy kızıl burun tepesinin yamacında kurulmuştur. Köyde 38 hanede 163
kişi yaşamaktadır. Köyün iki mahallesi vardır. Köyün adının efsanesi
şöyledir: Solaklar köyü de yaşayan Solak Bey den bir kısım halk yerleşmek
için yer istemiş o da karşıdaki boz yere gidin, oraya yerleşin demiş. O
nedenle bu köyün adı Bozyer olmuştur. Bozyer köyünün bir mahallesi
1931 yılında tamamen yanmıştır. 1969 yılındaki yangında 4 ev yanmış, iki kişi
ölmüştür. 5.10. 1977 yılındaki yangında 13 ev yanmış can kaybı
olmamıştır. Halkının büyük çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla
uğraşır.
ÇELTİKDERE KÖYÜ
İlçenin
doğusunda Kıbrıscık ilçesiyle sınırdır. Köy ilçeye 25 km uzaklıkta
Ulu dere ve Kınıkçı (Erikli) derelerinin vadilerinin kenarında iki mahalle
olarak kurulmuştur. Adı yörede çeltik tarımının yapılmasından ileri
gelmektedir. Ulu dere kenarındaki mahalleye Tepecik, Kınıkçı deresi
kenarındaki mahalleye de Kınıkçı mahallesi denir.Tepecik mahallesinde 1981 yılında
çıkan yangında 9 ev ve köy camisi yanmış, 4 kişi yanarak can
vermiştir. Köyün tarihi çok eskilere dayanmakta bunu da Kınıkçı
vadisinde bulunan Bizanslılardan kalma tarihi kilise ile çok miktarda bulunan mağara ve
kavuklar kanıtlamaktadır. Ayrıca şimdi Bolu müzesinde bulunan heykeller bu yöreden
bulunmuştur. Köyün başlıca geçim kaynağını çeltik ekimi teşkil etmektedir.
Köyde ortalama 100 ton pirinç üretimi yapılmaktadır. Son yıllarda elmacılıkta
önemli bir geçim kaynağı olmuştur.
DEDELER KÖYÜ
İlçenin batısında 3 km
uzaklıkta Asar deresinin yamacında kurulmuştur. Köyün 2. mahallesi olan Güneşler
ise Sarıkaya yamacında bulunmaktadır. Köyün eski adı Şıhlar olup bu mevkide
ermiş, ulu kişilerin yaşadığı burada bulunan türbelerden anlaşılmaktadır.
Dedeler türbesinin yapılışı bilinmemekle birlikte Karaca Ahmet türbesinin bir
örtüsünde 3 erkek, bir örtüsünde 1 kadın bulunmaktadır. Köyün yakını
da bulunan Cuma Camisi çevresinde bundan 80-90 yıl önce cuma günleri pazar
kurulmaktaymış. Bu nedenle burada dükkan yerleri bulunmaktadır. Ayrıca Ayman
yaylasından dönüş yapan Aymanlılar köylerine giderken burada mola vererek
alış - veriş yapmak suretiyle ihtiyaçlarını giderirler, buna da Ayman goraşı
denilirmiş.
DEĞİRMENKAYA
KÖYÜ
Eski adı Mandır olan bu
köy ilçenin batısında 11 km uzaklıktadır. Eskiden burada büyük bir
mandıranın olmasından Mandır denilmiştir. Bugün ise Aladağ çayı üzerinde bulunan
su değirmenleri ve kayalık bir mevkide oluşu nedeniyle köy Değirmenkaya adını
almıştır. Köyde 3 mahalleolup merkez mahalle aşağı mahalledir. Bu mahalleye orta
mahalle 600 m, yukarı mahalle ise 2 km uzaklıktadır. Aşağı mahalle birkaç
sülaleden,orta mahalle Kadıoğlu ve Sali paşa sülalerinden, yukarı mahalle ise
Haliloğlu ve Gökçeoğlu sülalerinden oluşmuştur. Bu üç mahallede 50 hanede 210
kişi bulunmaktadır. Eskiden ilçe merkezi Pavli kaplıcalarının olduğu yerdeyken
burada orta mahallede kadı otururmuş. Şimdi yıkılmış olan sali paşalara ait
evde bir hapishane kalıntısına rastlanmıştır.
DEREBOYU KÖYÜ
Üç mahalle olarak kurulan
Dereboyu ilçeye uzaklığı 15 km dir. Mahalleleri Çikinler, Güney ve merkez mahalle
olan Dereboy dur. Bu üç mahalle birbirlerine 2 km uzaklıkta bir üçken teşkil eder.
Köyde 71 hanede 375 kişi ikamet etmektedir. Çirkinoğlu namlı birinin yerleşmesiyle
Çirkinler mahallesinin, Derebey isimli bir sülaledende Dereboy
mahallesinin daha sonrada Güney adı verilen mahallenin kurulduğu
sanılmaktadır. İlçenin en kaliteli elmaları bu köyümüzün çevresinde
yetiştirilmektedir.
EKİCİLER KÖYÜ
Eski adı möşür olan köy
tahıl tarımına elverişli olması nedeniyle Ekiciler adını almıştır. 64
kişinin yaşadığı 15 hanelik küçük bir köydür. İlçeye 11 km
uzaklıkta olan köy engebeli bir araziye sahiptir. Köyün çevresi meşeliktir. Geçim
kaynakları tahıl üretimi ve hayvancılıktır.
GERENÖZÜ KÖYÜ
Düz bir arazide kurulan köy
ilçeye 3 km uzaklıktadır. Bir rivayete göre köyün eski
adının Kervanözü olduğu sanılmaktadır. Köyde bulunan 3 mahallede 108 hane
olup, 300 kişi yaşamaktadır. Halkının başlıca geçim kaynağı tarım ve
hayvancılıktır.

*Çeltikdere Köyü* *Dereboy Köyü*
*Tepe Köyü*

*Kozyaka Köyü*
*Solaklar Köyü*
*Kozyaka Köyü*
GÖKHALİLLER KÖYÜ
Eski adı
Bükallar olan bu köyümüz ilçeye 3
km uzaklıkta tek mahallede 46 hanede yaşayan 230 kişiden meydana
gelmiştir. İlk yerleşimin Gök Halil adıyla anılan kişinin sülalesinin
gelmesiyle bu yerleşim alanının oluştuğu sanılmaktadır. Halkın önemli geçim
kaynağı tarım ve hayvancılıktır. 3 yaylası olan bu köyde hayvancılıkta önemli
bir gelir kaynağıdır. Yazın köy halkı bu yaylalardaki otlakiyeler de dururlar.
GÜNEYCE KÖYÜ
Tek mahallede bulunan 118 hanede
yaşayan 450 nüfusa sahip büyük bir köyümüzdür. İlçeye14 km uzaklıkta mazisi
yeni bir yerleşim alanıdır. Köyün eski yeri 3-4 km kuzeyde olup,
1950 yılında şimdiki yere göç edilmiştir. Çevresinde tarıma elverişli arazi
çoktur. İlçenin tahıl deposudur. Köy Seben-Nallıhan karayolu üzerinde
bulunmaktadır. Köyün yakınına kurulan süt işleme fabrikası ilçe ekonomisine
büyük katkı sağlamaktadır.
HACCAĞIZ KÖYÜ
İlçeye 10 km uzaklıkta bulunan
köyün 2 mahallesi bulunmaktadır. Beylik mahallesinin merkez mahalle olan
Haccağıza uzaklığı 2 km dir. Rumi 1293 yılında ana yerleşme alanı olan Beylik'te
yangın çıkmış, evi yananlar Haccağız mahallesine göç ederek yerleşmişlerdir.
Köyde kurulu bulunan tarımsal kalkınma Kooperatifinin ilçe ekonomisindeki yeri
büyüktür.
HOÇAŞ KÖYÜ
Bizanslıların yerleşme alanına
yakın bir bölgede kurulmuş olan bu köyümüz ilçeye 16 km uzaklıktadır. Bugüne
kadar bir araştırma yapılmamasına rağmen köyün kuzey-
batısında Bizanslılardan kalma tarihi yeraltı evlerine rastlanmakta ve buradan
saray taşları çıkmaktadır. Köyün orta çeşmesinin o zamandan kaldığı
sanılmaktadır. Bu çeşmeye ait su kemerleri mevcuttur. Köyün çok önceleri
Balca adı verilen köyün yakınındaki yerleşme alanından 7-8 hanenin gelip
yerleşmesiyle oluşmuştur. Köyün en önemli yeraltı zenginliği kömürdür. Kömür
madeni özel kişilerce çıkarılıp pazarlanmaktadır. Kalorisi düşüktür.
KABAK KÖYÜ
Çok eskiden köyde çıkan
yangın her şeyi yaktığı için köy bu yangından kabak gibi çıkmış bu
nedenle de adının kabak olarak bu sözcükten kaldığı sanılmaktadır. İlçeye 23 km
uzaklıkta bulunan köydeki evler yangınların etkisiyle olacak ki birbirlerine
uzaktır. Aşağı, Yukarı ve Gölcük isimli üç mahallesi bulunmaktadır.
Mahallelerin birbirine uzaklığı 1500 m kadardır. Tavgat Tepesi’nin kuzey
yamacında kurulan köyde kışları çok sert geçmektedir. Köyde genç nüfusun Bolu'ya
çalışmaya gittiğinden yaşlılar bulunmaktadır. Halkın başlıca geçim
kaynağı hayvancılık ve orman işçiliğidir. Kıl ve tiftik keçisi bol
miktarda yetiştirilir.
KARAAĞAÇ KÖYÜ
Çok önceleri köy bir kişinin
malı iken daha sonraları Nallıhan Atça köyünden gelen iki kardeş burayı
satın alarak yerleşmiş ve zamanla köy büyümüştür. İstiklal savaşı
sırasında bazı
isyancıların yüzünden Arif bey tarafından köy tamamen
yakılmış, halk dağlara kaçmıştır. Daha sonra evler tekrar yapılarak köy
bugünkü görünümünü almıştır. Son olarak çıkan yangınla yeni evler
yapılmıştır.
KAŞBIYIKLAR KÖYÜ
Kaş, Bıyıklar, Muslar ve Yeni
mahalle isimli 4 mahalleden oluşan bu köy ilçeye 15 km uzaklıktadır. Yörede yaşayan
yaşlı kişilerin anlattıklarına göre Ören mevkiinde bulunan Togor gölü
yakınında eskiden kalma yapı kalıntıları bulunduğu, ancak bu yapılar
korunmadığından yok olmuştur. 1971 yılında Bıyıklar mahallesinde çıkan yangın
neticesinde 14 ev tamamen yanmış can kaybı olmamıştır. Evi yanan aileler
Çeltikdere yolu kenarındaki Seki tarla mevkiine yerleşmişler
böylece Yeni mahalle oluşmuştur. Bazı kişiler latife olsun diye sakal,
Köyün kıyısında Muslar mahallesine de kulak denilmektedir. Köyde bulunan 40
hanelik Kaş mahallesi merkez mahalledir. Köy tarihi bir köyümüzdür. Muslar
mahallesinde bulunan kaya evlerin firik ya döneminden kaldığı sanılmaktadır.
KESENÖZÜ KÖYÜ
Köylülerin çevredeki
ormanlarda bulunan özleri kesmelerinden dolayı buraya Özkesen
denilmiş, bu isim zamanla Kesenözü olmuştur. Köyün yakınında bulunan Bavlu
kaplıcaları çevresinde yerleşen halk daha sonra deprem nedeniyle dağılarak
Kesenözü, Susuz, Çatak köylerine yerleşmişlerdir. Öyküsü şöyledir: Nallıhan
tarafından gelen kişilerle birlikte çevredeki bazı halk Bavlu kaplıcalarının
olduğu yere yerleşmişlerdir. Karamanoğlu Beyliğine bağlı olan bu yörede
o zamanlar 7 adet hamam bulunmaktaymış. Daha sonra burası Osmanlılar zamanında ilçe
merkezi olmuş, Pavlu kasabası denilmiştir. Daha sonraları zamanın
zengini Hatıpoğlunun davullu düğün yapması sonucu Bağlunun büyük bir
çöküntüye uğradığı inancı vardır. Bu olaydan sonra halk çevredeki yerleşim
alanlarına dağılmıştır. Kaplıca çevresinde birçok eski kalıntıya
rastlanmaktadır. Çöküntüden sonra hamam kanalları onarılmıştır. Köy çevresinde
bulunan seylik mağaraları yapı itibariyle tarihi önem taşımaktadır.
Kesenözü kara geriş dağının kuzey eteğinde engebeli bir arazide kurulmuştur.
Köy yakınında sulama göleti yapılmış olup bu göletin köy tarımına katkısı
büyüktür.
KIZIK KÖYÜ
Kızık ismi Oğuz boylarından
Bozoklar kolunun yıldızhan oğulları soyundan gelen Türklere verilen addır.
Seben’in büyük köylerinden biri olan kızık ise yüzyıllar
önce Nallıhan ilçesinin Ayman köyü yakınlarındaki Kümbet kırı veya Kızık
yurdu denilen yerden gelmişlerdir. 1402 yılında yapılan Ankara
savaşından sonraki bozgun sonucu eski arazilerini bırakan kızıklılar şimdiki
ormanlık araziye yerleşmişler ki o zaman onların yaylasıymiş. Ve burayı kendilerine
yurt edinmişler Kızıklıların bir koluda ayrılarak Kıbrıscık ilçesinin Kızık
köyünü meydana getirmiştir. Seben-Bolu yolu üzerindeki düz arazide kendilerine
sonradan yayla edinmişlerdir. İlçeye 28 km uzaklıkta olan kızık köyünün 4
mahallesi bulunmaktadır. Kuz mahallesi merkez mahalledir. Diğerleri; güney, Aşağı ve
karaağaç mahalleleridir. Köyde toplam 110 hanede 285 kişi ikamet etmektedir. Köy
ormanlık bir arazide kurulmuş ve okulu yörenin en eski okuludur. Köyün
kendine has özellikleri vardır. Köyde büyük bir dayanışma ve yardımlaşma vardır.
Eskiden düğünleri 5-10 ailenin birleşmesi ile toplu olarak yapılmaktaydı.
Bu düğünler bazen yaylada kalabalık bir davetli grubunun katılmasıyla
yapılmaktaydı. Köyde 2 kooperatif olup orman işçiliği ve nakliye işleriyle meşgul
olmaktadır. Köyün ekonomisi nakliyecilik, hayvancılık ve orman işçiliğine
dayanmaktadır. Son zamanlarda köy ekonomisini etkileyen bir faaliyette et ve
yumurta tavukçuluğudur. El sanatı olarak yöre tezgahlarında dokunan kızık kilimleri
değer arz etmektedir. Genç nüfusun tamamı Bolu’ya göç etmiştir.
KORUCUK KÖYÜ
İlçeye 9 km uzaklıkta olan
köy engebeli bir arazide 3 mahalle şeklinde kurulmuştur. 40 hanede 100 civarında insan
yaşamaktadır. Korucuk adı korumak veya küçük ormanlık denilen küçük koru
isimlerinden türediği sanılmaktadır. Bir rivayete göre Solaklar köyünde
oturan Solak Bey zamanında bu çevrenin solakların korusu merası olması
nedeniyle buraya gönderilen kişinin (korucu) bu köyün temelini oluşturduğu
söylenmektedir. Bu yöreye has yabani fındık çok yetişmektedir. Yağ oranı çok
yüksek olan bu fındıklar e vitamini deposudur.
KOZYAKA KÖYÜ
İlçeye 10 km uzaklıkta bulunan
köy, birbirinden ayrı avuşlar,Demirciler,İvazlar, Kıvrı ve Dereadı verilen
beş mahalleden meydana gelmektedir.115 haneli köyde 350 kişi yaşamaktadır.Koz cevizin
kabuklu haline verilen ad olup köyün çevresinde bol miktarda ceviz ağacı
bulunduğundan Kozyaka adını bundan dolayı aldığı sanılmaktadır.Köydeki en eski
ailenin Mudurnu ve Gerede ilçelerinden geldiği bilinmesine rağmen köyün kuruluşu
hakkında kesin bir bilgi yoktur.
KUZGÖLCÜK KÖYÜ
Köyün
isminin anlamı kuzeyinde bulunan göldür. Köyün ilk kurucularının
kızıkköyünde olduğu gibi Ankara savaşından kaçan kişiler olduğu sanılmaktadır.
İlçeye 27 km uzaklıkta olan köy Aşağı, orta, yukarı ve derecören (dereceviran)
isimli 4 mahalleden oluşmaktadır. Orman köyü olduğundan evlerin tamamı
ahşaptır. Köyün en önemli geçim kaynağı hayvancılık ve orman
işçiliğidir. Kıl keçisi yetiştiriciliği yöreye has bir özelliktir.
Derecören mahallesi keçi peyniri ile meşhurdur. Ayrıca burada yetişen Kızık
armudu, hamdi sünger ve suluca armutları çok tanınmıştır. Çevrede bol
miktarda yabani fındık ağacı bulunmaktadır.
MUSASOFULAR KÖYÜ
Bugün 83 hanede 250 kişinin
yaşadığı köyilçeye 7 km uzaklıktadır. Musa ile Sofu isimli 2 kardeşin bu köyü
kurduğu isminin buradan geldiği rivayet edilmektedir. Köyün çevresi açık
ve kurulduğu yer düz olmasından buraya soğuğun taksim olduğu yer
denilmektedir. Önceleri yeterli su bulunmadığından kıraç bir köydü. Okul 1950
yılında açılmıştır. Tahıl üretimi ve hayvancılığın köy ekonomisine katkısı
büyüktür. Köyde sağlık ocağı teşkilatı bulunmaktadır.
NİMETLİ KÖYÜ
Eski adı Mamatlı olan
köyünkabak ve terzileri ünlüdür. Verimli araziye zarar vermemek için
dağın yamacına kurulmuştur. Halk arasında vurursam tokadı gösteririm
Mamatlıyı tabiri yaygındır. Köye daha sonra ürünü bol
anlamında Nimetli ismi verildiği sanılmaktadır. 3 mahallesi olup
bunlar, Nimetli, Bekirfakılar (piypaklar) ve Denizler mahalleleridir. Yakınından
aladağ çayı geçmesi nedeniyle arazisinin büyük bölümü elmalık ve
sebzeliktir. Şu anda yeni yapılan sulama kanalları ile arazisinin verimi artmıştır.
Tarım, süt ve küçük baş hayvancılık geçim kaynağıdır. Köydeki halkın bir
bölümü ilçede ticaretle uğraşmaktadır. Köyde 1 un değirmeni bulunmaktadır.
SOLAKLAR KÖYÜ
Nevruz tepesinin batısındaki Kuz
deresi yamacına kurulmuş olan köy ilçeye 3 km uzaklıktadır. Köyün çevresi uzun
zamandır yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Köye 400 mt uzaklıkta bulunan 4
katlı mağara ev kalıntıları firik yalılardan kaldığı sanılmaktadır. Bu
evler muslar ve yuvada bulunan mağara evlerle aynı özellikleri taşımaktadır.
Köy daha sonra Solak Bey isimli bir uç beyinin burada ikamet etmesiyle çoğalmış,
bugünkü halini almıştır. İsmini de buradan gelmektedir. Köyün Solaklar ve
Taşaluk diye iki mahallesi vardır Solaklar köyü engebelik ve sarp
kayalıkların olduğu bir araziye sahiptir. 800 dönüm kadar tarıma elverişli
arazisi vardır. Köyün gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır.
SUSUZ KÖYÜ
İlçeye uzaklığı 12 km olan
köye Musasofular v Bakırlı köy yolundan ulaşılmak mümkündür. Susuz ve
çatak olmak üzere 2 mahallesi vardır. Köyde yeterli su olmadığı
için bu ismi aldığı ve arazisinin düz olması nedeniyle buraya yerleşildiği
sanılmaktadır. Bir rivayete göre de Pavlu Kaplıcalarının olduğu yerde olan
deprem sonrası göç eden kişilerin buraya yerleşmesi ile
oluşmuştur. Tarım en önemli geçim kaynağıdır. Aladağ çayı kenarında olan
Çatak mahallesine sulama kanalı şebekesi yapılmış olup elmacılık halkın en
önemli uğraşısı ve geçim kaynağıdır.
TAZILAR KÖYÜ
İlçeye 51 km uzaklıkta olan
köy ilçenin en uzak yerleşim yeridir. Dağınık olan çevre halkının bir araya
toplanmasıyla meydana gelen köy Hasanlar ve Ören diye 3 mahalleden oluşmakta olup 2
mahallesi boştur. 1960 yılında çıkan yangında 40 ev ve samanlık tamamen
yanmıştır. Kıraç bir arazisi olan köyün hayvancılık ve orman
işçiliği başlıca geçim kaynağıdır.
TEPE KÖYÜ
İlçenin güneyinde bulunan tepe
üzerinde kurulu olan bu köyümüz çok eski bir yerleşim alanıdır. İlçeye 5 km
uzaklıktadır. Yörede okulun erken açılması nedeniyle okur yazarlık oranı
yüksektir. Köy halkının bazıları ilçe merkezine göç etmiş ticaretle
uğraşmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve küçük baş hayvancılığı ile
sağlamaktadır.
YAĞMA KÖYÜ
İlçeye uzaklığı 10 km
olan köy yağma, söğüt ve Hıdırlar mahallelerinden oluşmuştur. Köyün eski adı
yünleridir. Merkez mahallesi yağmadır. Köyün kurulduğu yer düzolup tahıl
üretimi yapılmaktadır. Başlıca geçim kaynağı tarım ve süt inekçiliğidir.
Hıdırlar mahallesi çok eski bir yerleşim yeri olup, bu mahalle sınırları
içinde zengin mermer yatakları bulunmaktadır. Özel bir şirket tarafından
çıkartılan mermerler büyük şehirlere gönderilmektedir.
YUVA KÖYÜ
İlçeye 60 km
uzaklıktadır. Köyün arazisi kıraç ve engebeliktir. Arazisi çok
taşlıdır. Bir rivayete göre Seki burnu, kabaklar mevkilerinden gelen kişiler buraya
yerleşmişler ve burası bizim yuvamız olsun diyerek burada toplanmalarından yöreye
yuva adını vermişlerdir. Köyün çevresi tarihi kalıntılarla doludur. Köye 1 km
uzaklıkta bulunan köyün çevresinde tarihi kalıntılara rastlanmaktadır. Bu
yörenin çeltikderede ki kiliseye yakınlığı düşünülürse eserlerin eski
devirlerden kaldığı sanılmaktadır. Gölün 500 mt güneyinde sendik
denilen yerde bulunan mağara yapı itibariyle diğerlerine benzemektedir. Firik
yalılardan kaldığı kesindir. Yerden 200 mt yükseklikte olup 4 katlıdır. Çevrede
bir çok mağara olup bunlardan bazıları 300-500 koyunu barındıracak büyüklüktedir.
Köyün en önemli sorunu içme suyudur. Halkı geçimini orman işçiliği ve
küçükbaş hayvancılıktan sağlamaktadır. Köyde 2 kereste atölyesi ile 1 değirmen
bulunmaktadır. |